Sümeyyem'e yükleniyor...
1.5 haftada dokunmadan, görmeden kalbime yazıldın…
30 Ağustos 2006 – 07:32
Tarsus30 Ağustos 2005 – 20:30
İstanbulDoğum günlerimiz aynı, ruhlarımız aynı çizgide…
Aynı gün doğmuş iki kalbin yolu kesiştiğinde, kader susar… sadece kalp konuşur.
Deniz kenarında, o kayalıkların üzerinde duruşun… Rüzgar saçlarını okşarken, sen bana bakıyorsun. O an, o gülüş, o bakış… Sen denizden daha derin, gökyüzünden daha geniş bir sevgi taşıyorsun içinde. Mersin'den İstanbul'a uzanan bu sevgi, denizler kadar derin.
Parktaki yeşillikler arasında, o ağaçların gölgesinde… Sen en güzel çiçeksin. O doğanın içinde, sen doğanın en güzel hediyesisin. Sen benim hayatımın en taze, en canlı renkisin. O yeşillikler senin yanında soluk kalıyor.
Aynadaki yansıman, o sıcak ışıkların altında… Her gülüşün, her bakışın kalbimde sonsuz bir yankı bırakıyor. Sen benim en güzel aynam, en gerçek yansımam. Aynada gördüğün o gülüş, benim hayatımın en güzel manzarası.
Deniz kenarında, o kayalıkların üzerinde duruşun… Rüzgar saçlarını okşarken, sen bana bakıyorsun. O an, o gülüş, o bakış… Sen denizden daha derin, gökyüzünden daha geniş bir sevgi taşıyorsun içinde. Mersin'den İstanbul'a uzanan bu sevgi, denizler kadar derin.
Aynadaki yansıman, o sıcak ışıkların altında… Her gülüşün, her bakışın kalbimde sonsuz bir yankı bırakıyor. Sen benim en güzel aynam, en gerçek yansımam. Aynada gördüğün o gülüş, benim hayatımın en güzel manzarası.
Kapadokya'nın büyülü topraklarında, o peribacalarının arasında… Sen daha da büyülü görünüyorsun. O eşsiz manzara kadar muhteşemsin. Sen benim hayatımın en güzel manzarasısın. O çorak topraklarda bile, sen en güzel çiçeksin.
Malabadi Köprüsü'nün önünde, o tarihi taşların arasında duruşun… Sanki yüzyıllar öncesinden gelen bir aşk hikayesi gibi. O köprü gibi, sen de benim hayatımı birleştiren en güzel bağsın. Seninle geçtiğimiz her an, o köprü kadar sağlam ve ebedi. Malabadi kadar eski, ama aşkımız kadar yeni.
Aynadaki yansıman, o sıcak ışıkların altında… Her gülüşün, her bakışın kalbimde sonsuz bir yankı bırakıyor. Sen benim en güzel aynam, en gerçek yansımam. Aynada gördüğün o gülüş, benim hayatımın en güzel manzarası. O aynadaki sen, benim kalbimdeki sen.
Gün batımında deniz kenarında oturuşun, o altın ışıkların içinde… Sanki güneş bile senin güzelliğin karşısında soluyor. O kayalıkların üzerinde, denizin kenarında, sen benim hayatımın en parlak güneşisin. Her gün batımında seni düşünüyorum. O altın ışıklar senin yanında sönük kalıyor.
Tren yolları üzerinde, o tünelin önünde duruşun… Sanki hayatımızın yolculuğu gibi. O tünelin karanlığı bile senin gülüşünle aydınlanıyor. Sen benim hayatımın en güzel yolculuğusun. Birlikte gideceğimiz yollar, o raylar kadar uzun. Seninle olan yolculuğumuz, sonsuzluğa uzanıyor.
Birbirimizi görmeden… dokunmadan… sadece kalbimizle sevdik.
Sen Mersin'de, ben İstanbul'da ama aramızdaki mesafe hiçbir zaman kalbimize giremedi.
Kalbime yazıldığın süre
Aynı gün doğduğumuz tarih
Kalbimdeki yerin
Seni sevme sürem
"Sen benim hayatımın en güzel rastlantısısın. Kaderin bana verdiği en büyük hediyesin."
"Geceleri seni düşünüyorum, gündüzleri seni hayal ediyorum. Sen benim her anımın içindesin."
"Gökyüzündeki yıldızlar kadar çok sebeplerim var seni sevmek için. Ama en büyük sebep, sadece sensin."
"Sen benim için sadece bir insan değilsin. Sen benim hayatımın anlamısın, nefesimsin, her şeyimsin."
"Mesafeler sadece sayılar. Sen kalbimde hep yakınsın, hep yanımdasın, hep içimdesin."
"Seninle olan her an, bir kelebek gibi kanat çırpıyor kalbimde. Sen benim en güzel uçuşumsun."
Kader bizi bir araya getirdi. O an, o ilk mesaj, o ilk kelime... Her şey o anda başladı.
1.5 hafta içinde, görmeden, dokunmadan, sadece kalbimle seni sevdim. Sen kalbime yazıldın.
30 Ağustos... İkimiz de aynı gün doğmuşuz. Bu bir rastlantı değil, kaderin işareti.
Sen benim tek hayalim, tek gerçeğim. Bugün, yarın, sonsuza kadar... Sen benimlesin.
Ben seni tanıdığım günden beri hayatım güzelleşti.
1.5 haftada kalbime dokundun…
Sana soracağım bir şey var…